Western Digital Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Hindistan İş Geliştirme Direktörü Davide Villa

Sağlık sektörü, son yıllarda dijital dönüşümden en fazla yararlanan sektörlerden biri. Uzaktan bakım hizmetleri, pandemi gidişatının takibi için kritik olan gerçek-zamanlı detaylı konum verilerinin alınması ve dünya genelinde aşıların hızlıca dağılımı gibi zorluklar, dijitalleşmenin gücü ile aşıldı.

Dijital operasyonlara artan bu güven diğer yandan, büyük miktarlarda verinin ortaya çıkmasına da neden oluyor – Mayıs 2020’de IDC; son bir yılda oluşturulan, toplanan, kopyalanan ve tüketilen veri miktarının 59 zettabaytı (ZB) geçmiş olabileceği yönünde bir tahminde bulunmuştu. Dijital talepteki bu ani ve artan büyüme sağlık sektörünün dayandığı temel veri altyapısının büyük bir baskı yaşadığı ve bu altyapının ciddi derecede veri ve iş yükünü kaldırmak zorunda olduğu anlamına geliyor.

Teknolojik gelişmeler, önde gelen araştırmalar ve veri analitiğinin aynı hedef doğrultusunda el ele vermesi, sağlık sektörü için yeni fırsatlar yarattı. Günümüzün klinik iş yükünün karşılanması başta olmak üzere gerekli ihtiyaçların karşılanması ve hastalarla ilgili hızlı, yüksek kalitede sonuçların elde edilmesi için depolama altyapılarında gelişmeler artık zorunlu hale geliyor. Sistemler hızlıca klinik uygulamalara, veri tabanlarına erişebilmeli ve neredeyse gerçek zamanlı raporlar oluşturabilmeli.

Hastaneler, hükümetler ve Dünya Sağlık Örgütü benzeri global organizasyonların veri ve tahmin modellerine, büyük veri setlerini toplamaya ve analiz etmeye olan talepleri her seviyede güvenilir ve ölçeklendirebilir bir depolama altyapısı gerektiriyor. Veri odaklı, bilim tabanlı, aksiyon alınabilir planların oluşturulması sadece COVID-19’la mücadele etmek için değil gelecek pandemilerin de öngörülmesi için hayati önem teşkil ediyor.

Sağlık gibi üzerindeki baskılar gün geçtikçe artan, hızla dijital hizmetlerini inşa eden bir sektörde verilerin etkili bir biçimde yöneltilmesi, bu verilerden mümkün olan en yüksek seviyede yararlanabilmek için zorunlu. Altyapıyı, yapay Zeka (AI) gibi teknolojilerden faydalanabilmek için gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyecek şekilde dayanıklı hale getirmek bir öncelik. Peki, sağlık sektörünü, veri depolama konusunda bekleyen zorluklar ne olacak ve bu zorluklar kurumlar  tarafından  aşılaşılacak?

Uçta ve merkezde depolama

Herhangi bir sektör için veri depolama engellerini çözecek, herkese uyarlanabilir tek bir çözüm ne yazık ki yok ve sağlık sektöründe de bu durum çok farklı değil. Ancak son 12 ay içerisindeki gelişmeler ve hatta son yıllardaki dijital dönüşüm, bütün sektörlerde hibrit depolama sistemlerinin uygulanmasına olan ihtiyacı gözler önüne seriyor. Sağlık sektöründe verilerin oluşturulmasının dinamik doğasıyla, analiz için gereken ölçek sorunuyla ve güvenlik gerekliliğiyle başa çıkma durumu, tüm sektörü çeşitli depolama zorlukları ile karşılaştırıyor ve bu zorlukları aşmak için var olan çözümlere yönlendiriyor.

Lokalde organizasyonlar, artan miktarlarda hasta verilerini depolamak ve takip etmek için merkezi olarak uygun donanımlara sahip olmalı. Örneğin, uzaktan hasta takibi için kullanılan akıllı video sistemleri, hastaların bakımı için güvenli şekilde yönetilmesi ve depolanması gereken video verilerini yaygınlaştırdı. Daha kapsamlı bölgesel yapılarda ise, oluşan dev veri miktarını her sağlık kuruluşunda lokal olarak depolamak uygulanabilir bir yaklaşım değil. Bu noktada bölgesel yapılanmada depolama, uç veri merkezleri üzerinden kurgulanmalı ve uçlar acil durumlar için erişilebilir olmanın yanı sıra, güvenli ve sağlam bir veri depolama hizmetini temin edebilecek güçte olmalı.

Analiz ve trendler ulusal ve hatta uluslararası seviyede devam ederken uç, özel ve herkese açık bulut ortamlarının kombinasyonu, sağlık sektörü için kullanılmaya devam edecek. Çünkü bulut depolama, veriler büyüdükçe ölçeği artırmayı ve ayrıca organizasyonların farklı lokasyonlarda veri kaynakları üzerinde uzaktan işbirliği yapmalarını mümkün kılıyor. Güçlü bir veri altyapısının yanı sıra, bulut ve uç depolama alanlarında hibrit bir modelin kullanılması, sağlık ve araştırma organizasyonlarının büyük dosyaları ve yüksek miktarlarda verileri indeksleme, koruma ve bu dosyalara ve verilere erişim sağlayabilecek çözümlere esneklik ve kolaylıkla yatırım yapabilmelerini sağlıyor.

Ölçeklenebilirliğin ve gerçek zamanlı görünürlüğün önemi

Sağlık verilerinin yaygınlaşması, yalnızca sektöre daha fazla teknoloji entegre oldukça ve  dijital hizmetlere olan talep arttıkça sağlanacak. Veri dalgalarıyla başa çıkabilmek için dinamik bir şekilde ölçeklenebilir depolama mimarisinin elde edilmesi, günümüzde sadece esneklik sunmakla kalmayacak aynı zamanda gelecekte de altyapının korunmasını sağlayacak.

 

Gerçek zamanlı veri görünürlüğü sektördeki organizasyonlar için her zaman zaruri bir ihtiyaçtı. COVID-19 pandemisi, vakalardaki keskin yükselişlerin takip edebilmesi için büyük ölçekli veri modellemelerine ve görselleştirilmelerine olan talebi artırdı. Verilerin yazılması ve okunmasındaki bu çarpıcı yükseliş, analiz ve görselleştirmeler için performans gerektirirken büyük veri dizilerini depolayabilecek ölçeklenebilir bir dosya depolama sistemine de ihtiyaç duyuyor.

 

Geleneksel sistemler ve yazılımlar kısa dönemde güvenilir ve kullanıcı dostu olabilir, ama büyük ölçekteki veriler bu sistemde sınırları zorlarken, ölçeklendirmede uygun maliyet ve en iyi performans dönüşü elde etmek için organizasyonlar, toplam sahip olma maliyetini (TCO) düşük tutmak istiyor.

Günümüz için çözümler: IHME kullanım senaryoları

Organizasyonlar gelecek depolama altyapılarında çıkabilecek zorluklar için planlama yapmaya başlarken, veri güvenliği konusunda artan baskılar elbette günümüz teknolojisi ile de azaltılabilir. HDD’ler maksimum miktarda veri depolaması için büyük kapasiteleri, düşük enerji tüketimleri ve dayanıklılıklarıyla ideal birer çözümdür.

Hızlı okuma ve yazma kabiliyetini mümkün kılan düşük gecikme süreleriyle NVMe SSD’ler de yüksek performanslı veri analitiği için optimize edilmiştir. Büyük ölçekteki veri setlerinin daha hızlı veri analizine imkan sağlar. Aynı zamanda, bir sistemin çok daha fazla eşzamanlı erişimle başa çıkabilmesine yardımcı olur.

Veri depolarının etkili kullanılmasına dair bir örnek Sağlık Ölçüm ve Değerlendirme Enstitüsü (Institute for Health Metrics and Evaluation, IHME) bünyesinde görülebilir. Bu organizasyon hepimizin yaşadığı COVİD-19 pandemisinin araştırma ve analizinde kilit bir rol oynamaya devam ediyor. Neredeyse bir gece içinde, IHME’nin büyük ölçekte ek veri kaynaklarına ihtiyacı doğdu. Acil taleplere karşılık vermek amacıyla IHME, öngörüler için büyük ölçekte veri modelleri üretmek, günlük ve toplam COVID-19 ölüm raporları, enfeksiyon ve test sayıları ve sosyal mesafe bilgilerini dahil etmek durumunda elbette.

Ölçeklenebilir depolama çözümleriyle IHME, ajanslar ve organizasyonların COVID-19 ile mücadele edebilmeleri için veri odaklı, bilim tabanlı, uygulanabilir planlar yapmaları için okunan, analiz edilen ve görselleştirilen terabit miktarını artırarak birden fazla müşteriden gelen geniş veritabanlarını hızlıca depolama ve analiz etme kabiliyetini kazandı.

Etkili veri depolanması dijital dönüşüme güç veriyor

 

Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm projeleri hızla devam ederken, verilerin ölçeklenebilirlik ve güvenilebilirlik odağında toplanması ve depolanması üst düzeyde önemli.
Bunun yanı sıra, verilerin AI gibi ileri bir teknolojiyle ve gelişmiş tedavi bilgileri ve araştırmalarıyla ilişkilendirilmesi doğru tanıların, değerlendirmelerin yapılmasına ve ilaçların hastalara iletilmesine yardımcı olurken gelecekteki risk faktörlerinin ve hastalıkların da tanımlanmasını kolaylaştırıyor.

Sağlık organizasyonlarının odağı ne olursa olsun, amaçlanan kullanım senaryoları ve uygulamalar için en uygun toplam sahip olma maliyetini sağlamak,  dijital dönüşümde veri depolamanın temelini oluşturuluyor.