Röportaj: Cansu Acar

Hastaneler 7/24 çalışan ve kesinlikle durması imkânsız olan aslında birer fabrikalardır. Burada bir kesintinin yaşanması, destek alamama gibi bir durum söz konusu olmamalı. Bizim güvendiğimiz ve iddialı olduğumuz nokta kesinlikle satış sonrasındaki 7/24 kesintisiz destek hizmetimiz. Çünkü müşteriyle karşılıklı olarak iyi bir diyalog kurulması, aradığı zaman size ulaşabilmesi ve çıkan bir mevzuatı onun size haber vermeden önce  sizin takip edip bunu direk ona bildirmeniz bu tamamen en önemli bir etken.

Talya Bilişim firması Ürün Koordinatörü Cem Gemalmaz ile “Özel hastanelerin HBYS ‘de ki öncelikleri” hakkındaki röportajımız

Kendinizden ve sunduğunuz hizmetlerden bahsedebilir misiniz?

Ben Cem Gemalmaz. Yazılım ve veri tabanı uzmanıyım. 2007 yılından beride Talya Bilişimde Medisoft ürün koordinatörü olarak çalışmaktayım. Ayrıca şirketin dijital pazarlama ve yazılım operasyonlarının yürütülmesinden sorumluyum. Şirketimiz Talya Bilişim adı olarak kurulu. Ve iki ana ürünümüz var. Bunlardan biri Medisoft Hastane Bilgi Yönetim Sistemimiz. Türkiye ve yurt dışında olmak üzere toplam 205 tane hastaneyle çalışmaktayız. Kulvarımız tamamen özel hastane üzerine kurulu ve bu şekilde yazılımlarımızı geliştiriyoruz. Bir diğer ürünümüzde Elektra, 1993 yılından beri, Türkiye’de 4.000 tane otelde çalışmaktadır.

Hastane bilgi yönetim sisteminizin özellikleri nelerdir? Hastaneler sizin HBYS’nizi neden tercih etsin?

Biz Microsoft SQl veri tabanı kullanıyoruz. Bunu kullanmamızdaki nedenler; yönetilebilmesinin çok rahat olması, ihtiyaca uygun personelin daha hızlı bulunabilmesi, maliyetlerinin diğer veri tabanlarına göre daha uygun olması. Sistemimizi   exe ve web  olarak iki platformda geliştiriyoruz.

Özel hastanelerin  en önemli tercih nedenleri; destek hizmeti ve mevzuatlara çok hızlı bir şekilde cevap vermemizdir. Bir defa hastanenin, medikal, finansal ve idari süreçlerinin tek bir yazılımdan ya da tek bir muhataptan takip edilmesi çok önemli bir unsurdur. Yani Biz üçüncü parti yazılımlarda ya da firmalarla bir entegrasyon yapmak yerine ihtiyacı görebilecek şekilde LİS  dediğimiz laboratuar entegrasyonu RİS dediğimiz radyoloji entegrasyonları gibi bütün entegrasyonları kendimiz yapıyoruz.  Bunun dışında Medisoft kullanmak kolay ve pratiktir. Yani basit bir ara yüz olduğu için, kullanıcıya yarım saatlik belki de maksimum bir saatlik bir eğitimle bulunduğu departmandaki bütün işlemleri yapabileceğini yönlendirebilen ve ne yapması gerektiğini iletebilen bir sistemdir.

Kapsamlı, muhasebeden tutun, hastanenin içeri çıkışındaki hasta medikal bilgilerinin backofis dediğimiz arka taraftaki bütün işleyişlerinden, stok analizlerinden, maliyetlendirmesinden hepsinin tutulabildiği, yürütülebildiği bunların despotlarla, analizlerle, web uygulamalarla alınabildiği sistem geliştirmiş olduk. Veri güvenliğimiz çok ciddi biçimde ön plandadır. Yaklaşan zamanlarda da KVKK  göz önünde bulundurursak bu hasta mahremiyetinin de en önemli unsur olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bütün çalıştığımız hastanelerde kurumsal ilişki yürütmek yerine onlarla beraber bir aile ortamı gibi ilerletebiliyoruz ve isteklerini canlı olarak alıyoruz. Kısacası masa başı yazılımcısı olmak yerine saha yazılımcısı olarak sahada işlemleri yerinde görerek ne yapmamız gerektiğini görerek daha hızlı ilerlemiş oluyoruz.

Özel hastanelerin HBYS hizmetlerinde öncelikleri nelerdir? Bu öncelikler destek tarafından mı, kullanım kolaylığı mı yoksa içerik zenginliğinden mi kaynaklıdır? Bunu dışında Bazı özel hastanelerin kendi yazılımlarını kullanmaları konusunda ne söylemek istersiniz?

Destek en önemli unsurdur. Müşterilerde ve sağlık sektöründe en önemli iş; hastaneler 7/24 çalışan ve kesinlikle durması imkânsız olan aslında birer fabrikalardır. Burada bir kesintinin yaşanması, destek alamama gibi bir durum söz konusu olmamalı. Bizim güvendiğimiz ve iddialı olduğumuz nokta kesinlikle satış sonrasındaki 7/24 kesintisiz destek hizmetimiz. Çünkü müşteriyle karşılıklı olarak iyi bir diyalog kurulması, aradığı zaman size ulaşabilmesi ve çıkan bir mevzuatı onun size haber vermesinden önce, sizin takip edip bunu direk ona bildirmeniz bu tamamen en önemli bir etken. Çünkü bildiğiniz gibi özel hastaneleri kamu hastanelerinden, devlet hastanelerinden ayıran en büyük özellik bütün finansal kaynak ve ihtiyaçlarını kendilerinin karşılıyor olmasıdır. Bu durumda da kesinlikle bir kesilen faturada kesintiye yol açmamaları gerekiyor, bir hastanın evrakın bir sonraki aya kaymaması gerekiyor gibi örnekler verirsek bunlarında yapılabilmesi için bir destek hizmetine ihtiyaç var.

Bir diğer konu, tabiî ki zengin içerik olmalıdır. Yani ben modül bazında işleyiş uygulamalıyım. Hasta kabulün, medikal muhasebenin, doktorun yapabileceği işler belli. Bunların içerinden detaylı bilgilerin tutulabileceği ekranlar ve branşlaşmış özellikler olması gerekiyor. Yani biz dâhiliye doktorunun ekranıyla çocuk, kadın doğum, göz ya da kardiyoloji gibi daha uzmanlaşmış, branşlaşmış ekranları aynı kefeye koyamayız. Bu durumda da bunun içerisine bir zengin içerik eklemek gerekiyor. Çocuklar için aşılarının takip edilmesi, gebeler için gebelik takiplerinin yapılması gibi birçok örnek verebiliriz. Kendi yazılım olayına gelince aslında yakın zamanda gördüğümüz, birçok firma, hastane hemen hemen bunu terk etmeye başlıyor. Medula entegrasyonu online entegrasyonuna geçtiğimiz zamanlarda  yapı çok daha sakindi. Yani akışlar belliydi. Karşılıklı provizyon alınıyordu ve fatura kesiliyordu. Ama şimdi her şey o kadar fazla dijitale dönüştü ki bundan dolayı, bunu devam ettirebilecek bir ekibe ihtiyaç duyuluyor. Kişilerin geçici kurumların baki olduğunu düşünürsek bir ya da birkaç kişiye bağlı kalmak yerine bir firma ile çalışmayı tercih ediyorlar. Bizde yakın zamanda, geçiş yaptığımız özel hastanelerde hep bunları görüyoruz. Yani 10 yıl 15 yıl belki 20 yıl kendi yazılımını geliştirmişler. Ama artık bir noktada kafalarında artık şu düşünce var. Devlet, mevzuat çok hızlı ilerliyor ve biz bunu bir ya da birkaç kişiye bağlı olarak kalmak istemiyoruz. Burayı parantez olarak ayırmak lazım. Daha büyük hastane ve sağlık kurumaları, kendi içerisinde aynen bir HBYS firması, bizim gibi bir kadro oluşturarak 30,40,50 gibi gruplaşmış olan hastanelerin kendi yazılımını yazmasını bir HBYS hizmeti alması kadar doğal bir şey. Çünkü sadece otuz hastaneye çalışan otomasyon sistemleri de var dışarıdan. Ama bahsettiğim kategori biraz daha tekil, maksimum iki hastane gibi olan yerler için bundan açıkçası uzaklaşılıyor.

HBYS’niz için hedefleriniz nelerdir? Gelecekte sağlık bilgi sitemlerinde hangi konuda öne çıkmayı planlıyorsunuz?

Sağlığın  dijital ve yalın hastanecilik dediğimiz yönteme doğru ilerliyor. Özel hastanelerin birinci kriteri tamamen maliyet. Yani minimum maliyetle maksimum verim sağlamak istiyorlar. Buna da basit bir örnek verecek olursak; genelde hastanelerde yoğun bakım ünitelerinin, çok fazla kar getirdiği ve kazandırdığı inandırılır. Fizik tedavi, dermatoloji gibi tahlil ve tetkik sayısı az olan yerlerinde diğerlerine göre daha az kazandırdığı ve zarar ettiği düşünülür. Ama bunun analiz ve istatistiği yapıldığı zaman hep görülmüştür ki, yoğun bakım 100.000 kazanırken 80.000 giderle yaşar ama fizik tedavi 60.000 kazanmışken 5000-10.000 gibi küçük giderlerle yaşar. Bu durum şuna geliyor aslında, dijitalleşmenin önündeki amaç şu; hedeflerimizin birçoğunu gerçekleştirmeye başladık devamda ediyoruz.

Önceliğimiz tabi ki hasta güvenliği ve sağlığıdır. Çünkü biz tamamen hastaneyle çalıştığımız için, haliyle onların güvenliğini nasıl sağlayabiliyoruz. İlaç  order girişlerini tabletlerden, mobil uygulamalardan ilerletmek üzere kurguladığımız planlarımız var. Bunları sahaya yansıtıyoruz. Yani siz hasta başının  gittiğiniz zaman hastaya uygulanacak ilaca kağıttan bakmak yerine, hastanın bilekliğindeki barkodu okutarak ona hangi ilaçların uygulanacağını görüp ona göre ilerliyorsunuz. Böylece hasta güvenliğini maksimum seviyeye çıkarmış oluyorsunuz.

Tabi ki en önemli önceliğimiz web platformudur. Yani yavaş yavaş webe geçişler başlanıyor. Bunun bir nedeni de şu; lisans maliyetleri gibi etkenler devreye giriyor. Hastanelerden kurtulmak için unix, pardus gibi  yazılımlar kullanıp sadece browser üzerinden çalışabildiği, hizmetlerini oluşturabildiği yerler yapıyorlar. Biz de bunlarla ilgili önceliğimizi doktorlara ve sağlık personellerine ayırıyoruz. Çünkü bir hastanede ki yoğunluğun %70’ine yakınını doktor ve sağlık personeli kullanıyor. Öncelikle lisans maliyetlerini azaltmak istiyoruz. Mobil aplikasyonlar, giyilebilir teknolojiler yani bildiğiniz gibi e-nabız sistemiyle bu başlamış oldu. Bizde bunları sisteme entegre ediyoruz. Yani hasta üstüne verebileceğiniz bir giyilebilir teknoloji hizmeti sağlayan ile hastanın bir günlük boyunca ateşinin, nabzının, solunumunun takip edilmesi, bunların sisteme aktarılması ve doktora uyarı mesajının gitmesi gibi plan ve projelerimiz var.

Sağlık bakanlığının bilgi sistemleri konusunda yaptığı çalışmalardan en başarılı ve faydalı bulduğunuz çalışma hangisidir?

Sağlık bakanlığının ve SGK dediğimiz medulanın yaptığı bütün çalışmalar gerçekten başarılıdır. Örnek verecek olursak; en önemli iki tanesi medula ve e-nabızdır projeleridir. Medula çok uzun kullandığımız bir sistemdir. Ama sürekli olarak kendini geliştiren bir yapıdır. E-nabızda dünyada örnek olarak ilerletilmiş ve şuanda dünyanın örnek aldığı bir sistem olarak devam ediyor. Hastaneye başvurduğunuzda sizin sigortanız ödenmiş mi?, hak sahibi misiniz?, borçlu musunuz?, faydalanabiliyor musunuz?, yeşil kartlı mısınız? Gibi bilgiler size online olarak dönüyor. Buradan aldığınız bütün hizmetleri yeni yapılan yapıdaki e-nabızda ve e-devlet uygulamasında bunları hızlı şekilde takip edebiliyorsunuz.

Tele tıp dediğimiz yakın zamanda yine gündeme alınmış olan ve aktif olarak kullanılan radyoloji görüntülerin ortak bir havuzda tutulması ve radyasyonun azaltılması, maliyetlerin minimuma indirilmesi gibi değerli hizmetler var. Bunların daha da devamı geliyor.

Yakın zamanda 2021 1 Martta devreye girecek olan yoğun bakım ünitelerinin takip cihazlarının sisteme entegre edilmesi, hasta nakillerinin online olması. Biz önceden hastane otomasyonu kurduğumuz zaman bir hafta on günlük zaman diliminde kurumdan çok rahat çıkıp ayrılabiliyorduk. Çünkü yapılan step adımları belliydi dijital anlamda. Ama şimdi bütün bir hastanın, hastaneye giren medikal malzemenin bile bütün süreçleri takip edilebildiği bir yapıdayız. Bu bizi mutlu ediyor. Çünkü kaliteyi doğuruyor. Yani bunu sağlayabilecek bir kaynağınız, yazılım gücünüz yoksa rekabetten çekilmek zorunda kalıyorsunuz. Dediğim gibi bir hasta kaydı yapmak, bir yere veri göndermek bunlar tamamen iyi şeyler haline geldi. Önemli olan bu hizmetlere hızlı bir şekilde adaptasyon sağlamaktır.

HBYS’nin gelecekte daha iyi yerde olabilmesi için neler olmalı? Bu noktada Sağlık Bakanlığı ve firmaların üzerine düşenler nelerdir? Ya da şöyle olsa HBYS’ler için çok daha iyi olurdu dediğiniz bir düşünceniz var mı?

Öz eleştiri yapmak istiyorum. Yani şöyle biz HBYS firmaları olarak finansal rekabetten dolayı ne yazık ki saha da birbirimize zarar veren firmalarız. Bu özel sektörde biraz daha fazladır. Çünkü bir yerdeki satış argümanı olarak kullanıldığı zaman firmalar birbirimizi desteklemek veya ürün kalitemizi göstermek yerine farklı adıkmalra yöneliyoruz. Bu da Sağlık Bakanlığı ile olan iletişimi azaltıyor

Sadece HBYS’nin haklarını korumak ya da HBYS içim oluşturulmuş bir dernek yok benim bildiğim kadarıyla. OHSAD var TÜMSAD ‘ımız SABİDER gibi dernekler var. Ama bunların hepsi özel hastane platformu üzerine kuruludur. Ama biz HBYS cilerin bir araya gelip neyi nasıl yapabiliriz, Sağlık Bakanlığına, devlete ya da x firmaya nasıl bir çözüm sunabiliriz gibi ortak bir havuzda buluştuğumuz nokta ne yazık ki yok. Bunu aşabilirsek, bu noktada bizim saha noktada elim güçlenmiş olur hem de devlete vereceğimiz katkı maksimum seviyede olur. Sonuçta biz bu işeri üreten mutfağındaki insanlarız.

Talya Bilişim/ Elektra Otel Yönetim Sistemleri ve Medisof
Dumlupınar Bulvarı No:758/3 Kampüs ANTALYA
www.talyabilisim.com.tr